Kişisel verilerin korunması amacıyla internet ve bilişim teknolojisinin uluslararası karakterine uygun hukuki düzenlemeler yapmayı zorunlu kılmıştır.
Çağımızın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilen internet ve bilişim teknolojilerindeki baş
döndürücü gelişme, insan yaşamını çok büyük bir değişim ve dönüşüme uğratmıştır.
Sosyal, siyasal, ekonomik ve hukuksal alanda yaşanan bu dönüşüm interneti, insan hayatında bir araç değil, artık bir yaşam alanı, var olma mecrası haline getirmiştir.
Diğer yandan bilişim teknolojilerindeki gelişim, hukuk alanında evrensel insan hakları kategorilerine internet’e erişim hakkı ve özel yaşamın gizliliği bağlamında kişisel verilerin korunması hakkı gibi yeni hak ve özgürlük kategorilerinin oluşmasına neden olmuştur.
Tüm insanların internet ortamına ulaşacak araçlara sahip olmasının yanında bu ortamın özgür ve erişimin güvenli olmasını da zorunlu kılan internete erişim hakkı, uzun hukuki değerlendirmeler ve tartışmalardan sonra 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından temel bir insan hakkı olarak tanımlanması ve takip eden zaman içinde Avrupa Konseyi tarafından internet’in evrenselliğini, bütünlüğünü ve açıklığını korumaya ve geliştirmeye yönelik bir tavsiye kararı almasıyla hukuk literatüründeki yerini almıştır. Her iki karar, evrensel bir insan hakkı olarak internete erişim hak ve özgürlüğünün tüm dünyayı yakından ilgilendiren, uluslararası kurum ve kuruluşların işbirliğini zorunlu kılan bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Bilim insanları bir yandan internete erişim hakkı, ifade hak ve özgürlüğü, haber alma hak ve özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesi ile ilgili konularda değerlendirmeler ve tartışmalar yaparken, diğer yandan özel yaşamın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı ile ilgili kaygıların nasıl giderileceği hususu üzerinde çalışmalar yapma gereği duymuşlardır. Bilişim teknolojileri ve internet ortamında yoğun bir şekilde yaşanan özel yaşamın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine ilişkin eylem ve işlemlerin önlenmesi, bu eylem ve işlemlerin hukuki bir sonuca bağlanması, kişisel verilerin korunması amacıyla internet ve bilişim teknolojisinin uluslararası karakterine uygun hukuki düzenlemeler yapmayı zorunlu kılmıştır. İnternetin global yapısı, ulusal alanda mevzuat düzenlemelerine ek olarak uluslararası alanda işbirliğini ve düzenlemeler yapmayı gerektirmektedir.
Kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak yürürlüğe konulan bilişim ile doğrudan ilgili ilk hukuksal düzenleme olan 1970 tarihli Almanya Hessen Eyaleti Kişisel Veri Koruma Kanunu’dur. Bu düzenlemeden sonra bir çok ülkede ulusal düzenlemeler yapılmıştır. İnternet ortamında kişisel verilerin korunması hususunda ulusal düzenlemelerin yeterli ve etkin olmaması nedeni ile uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdinde global düzenlemelerin de zorunlu olarak önünü açmıştır. 1970 li yıllardan bu yana kişisel verilerin korunmasına yönelik bir çok uluslararası düzenleme ile karşılaşmak mümkün ise de bu hukuki düzenlemeler arasında AB’de 1995 yılında yürürlüğe giren 95/46/AT sayılı “AB Veri Koruma Direktifi” ile bu direktifi yürürlükten kaldıran ve 25 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Birliği “Genel Veri Koruma Tüzüğü” (General Data Protection Regulation–GDPR) dikkat çekmektedir.
Bilişim teknolojilerindeki ve internet ortamındaki hızlı gelişim ve dönüşüm her geçen gün artan kaynak ve kanallardan kişisel bilgilerin toplanmasını, kayıt edilmesini, saklanmasını, birbiri ile ilişkilendirilmesini, dünya ölçeğinde bir yerden bir yere, saniyeler içerisinde başkalarına aktarılmasını, transfer edilmesini sağlamaktadır. Bu durum, özel yaşamın gizliliği hakkı ile yakından ilişkili olan kişisel verilerin korunması ile ilgili kuralları güncel ve uygulanabilir hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.
Bu zorunluluk, ülkemizde de 07 Nisan 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun doğmasına ve yürürlüğe konmasını gerektirmiş, bu yasada yapılan düzenlemeler hayatımızın bir parçası haline gelmiştir.
Gelecek sohbetlerimizde bu konuya, zaman buldukça daha fazla değineceğimizden hiç şüpheniz olmasın.