2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 aydın, sanatçı ve düşünce insanı, Hamburg’da düzenlenen anlamlı bir törenle anıldı. Katliamın 32. yıl dönümünde yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, Hamburg ve çevresinde faaliyet gösteren Alevi derneklerinin çağrısıyla Bergedorf semtindeki Stiftung Saal’de düzenlendi.

ANMA ETKİNLİĞİ ÇERAĞ İLE BAŞLADI
Moderatörlüğünü Ayfer Orhan’ın üstlendiği program, Dede Hacı Erdemli’nin çerağ uyandırmasıyla başladı. Ardından, katliamda yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Etkinlik, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, yerel siyasetçiler ve Hamburg’daki Alevi toplumu üyelerinin yoğun katılımıyla anlamlı ve ders çıkarılacak nitelikte bir atmosferde gerçekleşti.

AĞITLAR VE UMUT BİR ARADAYDI
Sanatçı Atilla Yusufoğlu’nun seslendirdiği ağıtlar, etkinliğe duygusal bir derinlik kattı. Sazının tellerinden yükselen hüzünlü ezgiler, salondaki katılımcılara 2 Temmuz’un yakıcı acısını bir kez daha hissettirdi.
BABAMDAN GERİYE ŞİİRLERİ VE SESİ KALDI
Etkinliğin en özel anlarından biri ise, Madımak’ta yaşamını yitiren halk ozanı Nesimi Çimen’in oğlu, sanatçı Mazlum Çimen ile şair Metin Altıok’un kızı, yazar ve siyasetçi Zeynep Altıok’un konuşmaları oldu. Cengiz Orhan’ın yönettiği panelde söz alan Çimen ve Altıok, hem kişisel acılarını hem de toplumsal hafızada açılan derin yarayı içten ve etkileyici bir dille dile getirdiler. Konuşmaları sırasında salonda derin bir sessizlik hâkim oldu.

Zeynep Altıok yaptığı konuşmada şu sözlerle salondakileri duygulandırdı:
“Biz Mazlum’la kardeş gibiyiz. Ateşin çocuklarıyız. Babamdan geriye şiirleri ve öldüremedikleri sesi kaldı. Direnci sağlayacak olan bilinç, sanat ve inançtır. Linç kültürü bugün de devam ediyor. Mücadele ruhunu yaşatmalıyız. Gerçekle yüzleşmemiz gerekir, bu da ancak hukukla mümkündür. İyi ki onların sesi ve nefesleri kaldı.”
“SADECE YANMADIK, SÜREÇTE UNUTULDUK DA”
Mazlum Çimen ise konuşmasında babasıyla ilgili anılarını paylaşarak şunları söyledi:
“Sivas’ta sadece babamı değil, tanıdığım 19 kişiyi kaybettim. Bu 32 yılda çok yorulduk. Acımızı bile sağlıklı yaşayamadan, zamanla yıprandık. Bugün hangi noktadayız, bakmak gerek. İç açıcı bir durumda değiliz. Unutmadık, unutturmayacağız dedik ama ne yazık ki Sivas’ı unuttuk. İnanılmaz bir şekilde geriye gitmeye başladık. Bu yıl babamın mezarı başındaki anmaya sadece 6 kişi katıldı. Bugün Alevilerin en büyük sorunu, kendini güncelleyememektir. Çoğalmamız gerekirken daraldık. Sonuçta, eğer bir risk yaratamıyorsanız, ciddiye alınacak bir yanınız da olmuyor. Madımak bizim miladımızdır. Acıyla barışmamız gerek.”

MAZLUM ÇİMEN SAHNEDE DUYGULANDIRDI
32 yıl sonra aynı acı tekrar yaşandı. Çimen ve Altıok’un sözleri anma etkinliğine katılanlardan bazı kişileri gözyaşına boğdu. Anlatımlarla 2. Temmuz 1993 tarihi bir kez daha hafızalarda yaşandı. Madımak anmasında Mazlum Çimen ve Zeynep Altıok’un anlattıkları güne damga vurdu
Panelin ardından sahneye çıkan Mazlum Çimen, tarzı ve duygulu sesiyle dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Salondaki bazı kişiler gözyaşlarını tutamazken, Çimen programın sonunda ayakta alkışlandı. Zeynep Altıok ise etkinlik sonrasında kitaplarını imzalayarak okurlarla buluştu.

FİNALDE BİRLİK VE LOKMA PAYLAŞILDI
Etkinliğin sonunda sahneye çıkan dedeler, birlik ve beraberlik, hoşgörü ve sevgi mesajları içeren konuşmalar yaptılar. Hacı Erdemli Dede’nin yaktığı çerağı, Mahzuni İme Dede söndürdü. Ardından Muharrem ayı vesilesiyle hazırlanan lokma hep birlikte paylaşıldı.
Anma etkinliği, hem acının hem de direncin sesi olurken; “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajıyla sona erdi.
HHA
