Batı Karadeniz gezim sırasında uğradığım Karadeniz’in şirin ilçesi Ereğli’de, 1998 yılında kurulan ve o günden bugüne binlerce engelli bireyin yaşamına dokunan Kdz. Ereğli Fiziksel Engelliler Derneğini ziyaret etme fırsatım oldu.
Ziyaretimde bana, Hamburg T.C. Başkonsolosluğu’nda uzun yıllar başarıyla görev yaptıktan sonra emekli olan Kdz. Ereğli’li Birol Mutlu, eşi Nermin Mutlu, arkadaşım Cafer Erol ve İstanbul’dan tanıdığım Ereğli‘li engelli birey Selam Teke eşlik etti.

ENGELLİLER İÇİN UMUDU VE SESİNİ BÜYÜTEN BİR DERNEK
Yaklaşık iki bini aşkın üyesi bulunan dernek, engelli bireylerin üretkenliğini artırmak, onları meslek sahibi yapmak ve istihdam olanağı sunmak amacıyla çok sayıda başarılı projeyi hayata geçirmiş.
Derneğin kurucusu ve başkanı İsmail Şentürk, kuruluşundan bu yana “engelliler için değil, engellilerle birlikte üretmek” anlayışıyla çalışıyor. Kendisinin ifadesiyle, amaç yalnızca yardım etmek değil, engelli bireyleri toplumun aktif bir parçası haline getirmek ve onların sosyal hayata uyumunu sağlamak.
“BİZ ACINMAK DEĞİL, ÜRETMEK İSTİYORUZ”
Başkan İsmail Şentürk, engellilerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek şunları vurguluyor:
“Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon engelli vatandaşımız var. Onlar, eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan istihdama kadar birçok alanda en az fırsata sahip kesim. Biz, dernek olarak 2000’e yakın üyemize destek sağlıyoruz.
600’den fazla tekerlekli sandalye bağışı yaptık, yüzlerce üyemizi muhasebe, tekstil ve dil eğitimleriyle meslek sahibi ettik. Engellilerin evlerinden çıkıp sosyal hayata katılmaları için projeler yürütüyoruz. Biz toplumun acımasını değil, üretken bireyler olarak kabul görmeyi istiyoruz.”
Dernek bugüne kadar 230 engelli üyeye meslek kazandırmış, 95 üyeyi tekstil sektöründe istihdam etmiş, 900’e yakın üyeye kimlik kartı çıkarılmasını sağlamış. Ayrıca Ereğli’de özel eğitim sınıflarından, hastanelerdeki engelli odalarına kadar birçok somut katkı sunmuş.

24 Metrekareden 1600 Metrekareye Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Dernek ilk olarak 30 Mayıs 1998’de, yalnızca 24 metrekarelik küçük bir ofiste, ısıtması ve lavabosu dahi olmayan bir mekânda faaliyet göstermeye başladı.
Bugün ise 350 metrekare kapalı, 1260 metrekare açık alanlı modern bir binada hizmet veriyor. Binanın restorasyonu; Erdemir, Vehbi Koç Vakfı, Eczacıbaşı, Turkcell, Borusan Holding gibi birçok kurum ve hayırseverin desteğiyle gerçekleşmiş.
Bu gelişmede 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve dönemin devlet yetkililerinin de katkısı büyük olmuş.
MAHMUT DAŞDELEN “YOLDA KALAN ENGELLİLERİN UMUDU“
Dernek binasında karşılaştığımız en ilham verici isimlerden biri ise kuşkusuz MAHMUT DAŞDELEN oldu.
Kendisi engelli olmamasına rağmen, gönüllü olarak dernek üyelerinin tekerlekli sandalyelerini ve akülü araçlarını tamir ediyor. Derneğin atölyesinde titizlikle çalışan Mahmut Hoca, kimi zaman bir vida, kimi zaman bir batarya değiştirerek, adeta engellilerin özgürlüğünü onarıyor.
Ereğli ve çevresinde araçları bozulan engelliler, yardım için ilk olarak onu arıyor. Günün her saati yola çıkıp, yolda kalanların imdadına yetişiyor.
“Bir aracın yeniden çalıştığını gördüğümde, o kişinin yüzündeki mutluluk bana en büyük kazanç,” diyor Mahmut Taşdelen, elindeki tornavidayı bırakmadan. Onun bu hizmeti, bölgede engelliler için gerçek anlamda bir yaşam hattı olmuş durumda.
BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ
Ziyaretin sonunda dernek yöneticileriyle, özellikle Halk Eğitim Merkezi’nden Serpil Hitil ve diğer proje sorumluları ile verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Dernek bünyesinde büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürülen projelerden sorumlu yöneticiler bizlere ayrıntılı bilgiler verdiler. Karşılıklı olarak çok yararlı bilgi alışverişinde bulunduk.
Keyifli ve sıcak bir atmosferde geçen sohbetin ardından, kendilerine, yaşadığım Almanya’nın liman şehri Hamburg’un motiflerini sembolize eden özel bir “Hamburg tabağı” takdim ettik.
Kdz. Ereğli Fiziksel Engelliler Derneği, yalnızca Batı Karadeniz’de değil, tüm Türkiye’de engellilerin sesi ve umudu olmayı sürdürüyor.
Onların hikâyesi, engellerin değil, inancın ve dayanışmanın neleri mümkün kılabileceğinin en güzel kanıtı.
HHA – Ali Akdemir










