Yeni yılda eğitim alanında beklentilerimizi yüksek sesle dile getirmek artık bir tercih değil, bir sorumluluktur. Çünkü eğitim; yalnızca bireysel başarıların değil, toplumsal adaletin, barışın ve ortak geleceğimizin temelidir.
2026’ya girerken en temel beklentilerimizden biri Türkçenin güçlenmesidir. Türkçe, çocuklarımız için yalnızca bir iletişim aracı değil; kimlik, aidiyet ve düşünme gücüdür. Bu nedenle Türkçenin eğitim sistemi içinde hak ettiği yeri alması eğitsel eşitliğin ayrılmaz bir parçasıdır.
Burada velilere de büyük bir görev düşmektedir. Velilerin Türkçeye sahip çıkması, çocuklarının ana dillerini bir yük değil, bir kazanım olarak görmesi hayati önem taşımaktadır. Okullarda verilen Türkçe derslerinin desteklenmesi, talep edilmesi ve savunulması; çocuklarımızın akademik ve sosyal gelişimini doğrudan etkilemektedir.
Bir diğer beklentimiz, okullarda Türkçenin hak ettiği konuma gelmesidir. Türkçe dersleri, geçici çözümlerle ya da gönüllü çabalarla değil; kurumsal, sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıyla sunulmalıdır. Ana dili eğitimi, demokratik ve kapsayıcı bir eğitim sisteminin göstergesidir.
Eğitimde fırsat eşitliği denildiğinde yalnızca ders içerikleri değil, öğrencilerin fiziksel olanaklardan eşit biçimde yararlanması da akla gelmelidir. Güvenli okul binaları, donanımlı sınıflar, spor ve kültürel alanlar her çocuğun hakkıdır. Bu imkânlara erişim, öğrencinin yaşadığı semte ya da ailesinin ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır.
Tüm bu adımların doğal sonucu olarak, daha fazla öğrencimizin üniversiteye gidebilme olanağı bulması en büyük hedeflerimizden biridir. Üniversite yolu; erken yaşta elenmeyen, desteklenen ve potansiyeline inanan bir eğitim sistemiyle mümkündür.
Tüm bu beklentilerin üzerinde yükseldiği temel bir dileğimiz var:
Savaştan uzak, barış içinde bir dünyada; farklılıklarımızla özgürce yaşamak ve haklarımıza sahip çıkmak. Eğitim, barışı inşa etmenin en güçlü aracıdır. Çocuklarımıza yalnızca bilgi değil; adalet, empati ve birlikte yaşama kültürü kazandırmak zorundayız.
2026’dan beklentimiz çok net: Daha adil, daha kapsayıcı ve daha cesur bir eğitim politikası. Çünkü çocuklarımız bunu hak ediyor.
Bilge Yörenç
TÖDer Başkanı