Türkiye, son yıllarda yerli ve yabancı yatırımcılar açısından önemli bir ticaret ve yatırım merkezi hâline gelmiştir. Özellikle stratejik konumu, genç nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve Avrupa ile Asya arasında köprü görevi görmesi nedeniyle şirket kuruluşları bakımından dikkat çekici avantajlar sunmaktadır. Türkiye’de şirket kuruluş işlemleri temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında yürütülmektedir.
Türkiye’de en sık tercih edilen şirket türleri limited şirket ve anonim şirkettir. Limited şirketler daha düşük sermaye ile kurulabilmesi ve daha pratik yönetim yapısı nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. Anonim şirketler ise özellikle büyük yatırımlar, hisse devri kolaylığı ve kurumsal yapı avantajları nedeniyle öne çıkmaktadır.
Şirket kuruluş süreci öncelikle şirket unvanının belirlenmesi ve faaliyet konularının tespit edilmesi ile başlamaktadır. Ardından şirket ana sözleşmesi hazırlanır ve Ticaret Bakanlığı’nın merkezi sistemi olan MERSİS üzerinden elektronik ortamda kayıt işlemleri gerçekleştirilir. Ana sözleşmede şirketin faaliyet alanı, sermaye yapısı, ortak bilgileri, müdür veya yönetim kurulu üyeleri gibi hususlar yer almaktadır.
Kuruluş aşamasında şirket merkez adresinin belirlenmesi zorunludur. Ayrıca vergi numarası alınması, potansiyel vergi kaydı oluşturulması ve ilgili ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapılması gerekmektedir. Ticaret siciline tescil ile birlikte şirket tüzel kişilik kazanmaktadır. Tescil işlemlerinin ardından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan yapılır.
Limited şirketlerde asgari sermaye tutarı 50.000 Türk Lirası, anonim şirketlerde ise 250.000 Türk Lirasıdır. Bazı faaliyet alanları için ayrıca özel izinler veya lisanslar gerekebilmektedir. Özellikle finans, sigortacılık, enerji, sağlık ve eğitim sektörlerinde ilgili kamu kurumlarından ek izin alınması zorunlu olabilir.
Şirket kuruluşundan sonra vergi dairesi, sosyal güvenlik kurumu ve belediye nezdinde gerekli kayıt işlemlerinin tamamlanması gerekir. Çalışan istihdam edilecek ise SGK işlemleri ile iş hukuku yükümlülükleri de önem taşımaktadır.
Türkiye’de yabancı yatırımcılar da Türk vatandaşları ile büyük ölçüde aynı haklara sahiptir. Yabancı sermayeli şirket kuruluşları, doğrudan yabancı yatırımlar mevzuatı kapsamında korunmakta ve desteklenmektedir. Bu durum Türkiye’yi uluslararası yatırımcılar açısından cazip bir ülke hâline getirmektedir.
Sonuç olarak Türkiye’de şirket kuruluş süreci dijitalleşen altyapı sayesinde geçmişe kıyasla daha hızlı ve pratik hâle gelmiştir. Ancak şirket türünün doğru seçilmesi, faaliyet alanına uygun izinlerin alınması ve vergi ile ticaret hukuku yükümlülüklerinin doğru şekilde yönetilmesi için profesyonel hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşımaktadır.